Kırım, Rusya ve Ukrayna Üçgeni…

26.03.2014

Önce Rusya’nın Kırım’a asker yığması ardından Ukrayna ile Rusya arasında oluşan gerilim. Tehditler havada uçuştu Kırım ekseninde.

Ama en nihayetinde geçtiğimiz haftalarda Kırım’da yapılan referandum ile halkın büyük çoğunluğu Rusya egemenliğine girmeyi kabul etti. Güya demokratik! Avrupa ve Amerika bunu bir türlü kabullenmek istemiyor.

Halkın iradesiyle yaptığı bir oylamanın sonucunu demokrasinin beşiği olduğunu iddia eden ülkeler neden kabullenemiyor? Öncelikle sorgulanması gereken bu olmalı…

Söz konusu olan menfaatler, çıkarlar olunca demokrasi bile hikaye olabiliyor demek ki. Avrupa’nın önde gelen ülkeleri ve Amerika son günlerde Rusya üzerinde bir takım yaptırımlara gideceklerini açıkça belirtiyorlar.

Önce mastercard ve Visa’nın Rusya’daki bazı bankalara yaptırımı, ardından Raiting kuruluşlarının Rus bankaları üzerinde olumsuz etki yaratacak negatif tutumları derken, Batı dünyası Rusya’yı öncelikle finansal yönden vurmaya çalışıyor sanki.

Son zamanlarda Rusya’ya giren yabancı yatırımcıda da bir azalma olduğunu da biliyoruz. Ayrıca Amerika başkanı Obama’nın yer yer tehditlere de varan Rusya söylemleri de çabası. Rusya’yı G8 toplantılarına almamaya kadar götürdüler meseleyi…

Sonuç olarak bu Kırım meselesinden batı dünyası kesinlikle memnun değil. Kısa vadede yaptırımlar sınırlı gibi gözükse de bu durum orta ve uzun vadede bir hayli değişebilir. O bölgede gerginlikler yılın ikinci yarısından itibaren piyasaların dengesini bozabilir.

Hatırlayın 2013 yılı eylül dönemini. Suriye meselesi nedeniyle tüm piyasalarımız nasıl allak bullak olmuştu. Jeopolitik konumumuz ve hassas piyasa dengemiz nedeniyle çevremizde gelişen siyasi ve politik olaylara karşı bizim piyasamız diğer tüm gelişmekte olan piyasalardan daha sert tepkiler verebiliyor.

Ben 2014 yılında Kırım meselesinin sıklıkla gündemde kalacağını ve hatta işin Ukrayna ile Rusya arasında bazen sıcak temaslara kadar ulaşabileceğini düşünüyorum. Uzun vadeli pozisyon açarken bu meseleyi göz ardı etmemek gerek.

Batı dünyası her zaman bir meşguliyet bulabiliyor.

Geçen sene Suriye, bu sene Kırım. Bir sonraki sene de artık Güney Kıbrıs/Kuzey Kıbrıs meselesi sürerler ortaya. Farkındaysanız hepsinde de ortak tema Rusya. Özellikle Suriye meselesinde Rusya’nın Suriye’yi vurana da biz vururuz şeklindeki tavrı unutulmamalı. Bir zamanların süper gücü iken şimdi bölgesel güç olmaktan öteye gidemeyen ara ara yaptığı çıkışlar ve atraksiyonlarla kendini bölgeselliğin dışına çıkartmaya çalışan bir Rusya izliyoruz.

Yani bir nevi kendini yeniden kanıtlama çabası. Elbette 80’li yıllara kadarki süper güç Rusya olması artık mümkün değil. Ama elinde öyle bir silah varki bu silahla tüm dünyayı sıkıntıya sokabilir.

O silah da Doğalgaz…

Özellikle Avrupa’ya dönüp “kestim doğalgaz’ınızı” dese tüm Avrupa felç olabilir.

Zaten bunun bilincinde olan Avrupa şimdilik Amerika kadar sert diş göstermiyor Rusya’ya…

Ama şimdilik…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir