Kuşatma, İsyan ; Eşikteki Türkiye (Bölüm 1)

1* Alan Makovsky, Abd’de bulunan Center For American Progress adlı düşünce kuruluşundaki bir uzman. 28 Şubat’ın kilit ismi Çevik bir ‘in yakın dostu… Özetle ünlü Amerikan derinlerinin Türkiye uzmanı… 15 Temmuz’dan bir hafta önce Türkiye’deydi. Tabi, her zaman söylediğim gibi, bu tip isimlerin ziyaretleri basın tarafından es geçilir. Bu isimlerin açıklamaları, ziyaretleri ve temasları çok fazla haberleştirilmez. Makovsky 18 Ağustos’ta bir açıklama yaptı.

2* Dedi ki, “ordu çok güçlüydü. Ancak bu şimdi bitti. Erdoğan, orduda taze kana ihtiyaç olduğunu açık bir şekilde belirtti. Askeri okullar, milli eğitim bakanlığı’na bağlandı. Aslında orduda yapılan temizlik, bir nevi 1826’da yaşanan “vaka-i hayriye’ye” benziyor. o zaman da binlerce yeniçeri öldürülerek Osmanlı İmparatorluğu’na karşı başlatılan ayaklanma bastırılmıştı.”

3* Vaka-i hayriyye… 1826 yılında Osmanlı padişahı 2. Mahmud ‘un bir toplu temizlik hareketiyle binlerce yeniçeri askerinin öldürülmesi olayıydı. böylece devlet sık sık isyan eden yeniçeri askerinden kurtulmuştu. Yeni bir ordu kurulacak ve isyanlar dönemi sona erecekti. bu nedenle katliam “hayırlı olay” anlamına gelen “vaka-i hayriyye” olarak nitelendi. O dönemde Osmanlı toprakları hala çok büyüktü. Basra körfezinden Tunus’a, Habeşistan’dan Belgrad’a kadar uzanıyordu. Lakin padişah ordunun merkezini yok etmişti. En az 6 bin yeniçeri öldürülmüş, 30 bine yakını da tutuklanmıştı. İşte Alan Makovsky 15 Temmuz’u o döneme benzetiyor. Bu benzetme öyle sıradan bir benzetme değil. neden mi?

4* Sadece bir yıl sonra, Ekim 1827’de Yunanistan civarındaki Navarin limanı’na giren İngiliz, Rus ve Fransız donanması Osmanlı Donanması’nı ani bir baskınla yok etti. Bir yıl sonra 1828’de Rusya, Yunanistan’ı bahane ederek Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. Osmanlı çekirdek ordusunu imha etmişti. Donanması ise düşman tarafından yok edilmişti. Mısır valisi Kavalalı Mehmet ali paşa sözünde durmayarak asker göndermekten vaz geçti. Osmanlı savaşı kaybetti. Ruslar Edirne ye girip devletin eski başkentini çiğnedi. Osmanlı devleti barış yapabilmek için Yunanistan’ın bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı. Sadece bu kadar mı?

5* 1830 yılında Fransa Cezayir’i işgal etti. 1831 yılında mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali paşa Osmanlı Devleti’ne isyan etti. 2. Mahmud Cezayir’i savunmaktan vazgeçti ve isyancı Kavalalı’nın üzerine yürümeye karar verdi ama ordusu henüz hazır değildi. Mısır önce Suriye’deki Akka kalesini fethetti. Mısır ordusunun başında Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim vardı, Osmanlı ordusunu ise sadrazam Reşit Mehmet paşa kontrol ediyordu. Savaş Konya ovasında gerçekleşti ve Osmanlı devleti savaşı kaybetti. Sadrazam esir alındı. İbrahim paşa ilerlemeye devam etti. Kütahya’ya vardı. İstanbul iki adım ötedeydi.
6* Bu durum Rusları rahatsız etti. Kavalalı’lar ilerler ve zayıf olan Osmanoğlu hanedanını yok ederse, devletin yeniden toparlanma ihtimali doğabilirdi. Bu nedenle Ruslar güçsüzün yanında yer alma politikası uyguladı ve İstanbul’a 15 bin asker gönderildi. Bu durumu öğrenen İngilizler Rusların Osmanlı ile daha yakın ilişkiler kurmasını engellemek için Mehmet Ali Paşa’ya baskı uyguladı. Mısır denizden kuşatıldı. 1833 yılında Kütahya antlaşması imzalandı. Mehmet Ali Paşa’ya bir takım valilikler verildi.

7* Sultan Mahmud antlaşmadan sonra Ruslarla yakın ilişkisini sürdürdü. Rus Çarı’na askeri ittifak önerdi. Rus çarı kabul etti. Hünkar iskelesi antlaşması ile boğazlar Ruslara açıldı ve Ruslar da askeri destek sözü verdi. Sultan Mahmud Rusların desteğiyle Mehmet Ali Paşa’yı temizlemeyi düşünüyordu. fakat bu antlaşma Paris ve Londra’da deprem etkisi yarattı. Sultan Mahmud İngilizleri de tarafına çekmek için büyük tavizler vererek Balta limanı ticaret antlaşmasını 1838’de imzaladı. Bu sayede Mısır’ın ekonomisini çökertmeyi denedi.

8* Sultan Mahmud Rusya ve İngiltere ile bir takım antlaşmalar yaparak dış politika sorunlarını çözebileceğini düşünüyordu. Bu sayede Kavalalı isyanını da ortadan kaldırabileceğine inanmıştı. Aynı zamanda aradaki sürede ordunun yenilenmesi için çalışmıştı. 1839 yılında mısır valisi Mehmet ali paşa İstanbul’a göndermesi gereken vergiyi göndermedi ve bağımsızlığını ilan etti. Vakit gelip çatmıştı.

9* Antep’teki Nizip bölgesinde karşılaşan 50 bin kişilik mısır ordusunu İbrahim paşa, 40 bin kişilik Osmanlı ordusunu da hafız Osman paşa idare ediyordu. Aynı zamanda Osmanlı Ordusu’nda üç Prusyalı subay savaş danışmanlığı yapıyordu. Onlardan birisi ileride ünlü mareşal olacaktı. O kişi 1870 yılında Paris’i işgal edecek alman ordusunun lideri, 31 yıl genelkurmay başkanlığı yapacak olan Helmuth karl bernhard von moltke’ydi. Hafız Osman paşa kendisine güveniyordu fakat moltke şüpheliydi. Nitekim savaşın başlamasından önce moltke hafız Osman Paşa’ya ani bir baskın tavsiyesinde bulunmuş fakat paşa reddetmişti. Nitekim savaşın başlamasından kısa süre sonra da Paşa’yı Birecik’e çekilmesi için uyaracak fakat hafız Osman paşa kendisine tavsiye veren genç subayı dikkate dahi almayacaktı. Savaş kanlı geçti ve Türk askeri, Türk askerine hücum etti. Üç saat gibi kısa bir sürede biten savaşı İbrahim paşa kazanmıştı. Böylece Anadolu kapıları mısır ordusuna sonuna kadar açıldı. Sultan Mahmud mağlubiyet haberini alamadan ölmüştü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir